YEDİĞİMİZ YİYECEKLER ESKİSİ KADAR SAĞLIKLIMI

Kategorisi: Blog

Etiketler:,

Sağlıklı beslenmek demek az yemek, kalorisiz yemek, diyet yapmak veya sevdiğimiz yiyeceklerden uzak kalmak demek değildir.

Kendimizi kalorisiz yiyeceklerle sınırlamak, kilo vermeyi stres haline getirmek, yediklerimizden zevk almamak fit olmak için yaptığımız bazı yanlışlardan sadece bir kaçı.

Sağlıklı beslenmek aynı zamanda kendimizi iyi hissetmek, dinç ve enerji olmakla, ruhen mutluluğu yakalamakla bir araya gelince sağlanabilir.

Bir çok sağlık probleminin de arkasında büyük oranda sağlıksız ve eksik beslenme gelir.

Dünyadaki gıda sektöründeki değişim; uzun süreli raf ömrü için kullanılan katkı maddeleri, endüstriyel değişimlerle daha çok verim alınmak için uygulanan genetik değişimler malesef yediklerimizin kalitesinin düşmesini ve  besin değerlerinin kayba uğramasını sağlamaktadır.

Bu durum gıdalara ulaşma hızımızı da arttırmakta, her gıdanın her mevsim bulunabilirliğini de arttırmaktadır.

Peki hangi gıda güvenilir, hangi gıda tüketilmemeli veya daha az tüketilmeli. Bu konuda tüketiciler hangi seçimin doğru olduğu ile alakalı tereddütte kalmakta haklı.

Gelişen teknoloji, gübreleme, zirai ilaç ve hormon kullanımı son 30 yılın verim arttırma yöntemlerinin sadece bir kaçı, büyüyen gıdalar aynı oranda azalan besin değerleri, mahsulün miktarını arttırırken besleyiciliğini azaltmak zorunda kalınmıştır.

Marketlerimizde manavlarımızda görüntüsü güzel fakat besin değeri düşük meyve,sebze ve baklagillerle dolu fakat ne kadar gözümüzü doyursa da vücudumuzu beslememektedir, nişastalı karbonhidratlardan ibaret olan bu kuru gıdalar vitamin ve mineralleri seyreltir. Daha çok hasat için yapılan bu seçici ıslah gıda ürünlerindeki protein, aminoasit, vitamin ve minerallerde eksikliğe yol açar.

Bu eksiklikleri 50 yıl öncesine göre oranlarsak sebze ve meyvelerdeki magnezyum,çinko,kalsiyum,demir kayıpları %5 ila %95 arasındadır.

Örneğin 30 yılda Ispanağın 100 gr ında magnezyum miktarı 62 mg dan 15 mg a  C vitamini 51 mg dan 18 mgr a inmiş olması, Sürekli diyetlerde önerilen brokolinin 100 gr.ında kalsiyum miktarı   100 mgr dan 30 mgr a, folik asit miktarının 45 mgr dan 20 mgr a inmiş olması yediklerimizin kalitesinin nasıl zamanla azaldığının bir göstergesi.

Sadece hızlı yetiştirme teknikleri değil uzun nakliye koşullarına dayanması amaçlı kullanılan katkı maddeleri, çevresel kirlilik ve kimyasal atıklara maruz kalması gibi faktörlerde gıdaların besin değerlerini düşürmeye etken olmuştur.

Besin değerlerinin azalması ile kişisel ihtiyacı karşılayamayan insan vücudu daha fazla tüketmeye yönelmiş bu durumda fazla kalori almaktan dolayı obeziteye yol açmıştır. Oysa yediklerimizin kalorisinin değil besleyiciliğinin arttırılması gerekirdi.

İşlenmiş gıdaların, kalorisi doğada bulunan işlenmemiş gıdalarla aynı olmasına rağmen besin değeri vitamin ve mineral seviyesi daha azdır, örneğin 1 dilim ekmek ile 1 orta boy elma arasında kalori farkı olmamasına rağmen elma daha besleyici ve vitamin mineral açısından daha zengindir.

Besin değeri düşük kalorisi yüksek bu gıdaların yanı sıra dengeli beslenmeyi desteklemek adına Herbalife gıda takviyelerinden faydalanılabilir.

Güvenli koşullarda hazırlanmış olması, tavsiye edilen miktarların bilimsel olarak ayarlanması tükettiğimiz gıda takviyeleri için önemli unsurlardır. Bu alanda hem bilimsel, hemde tohum üretiminden hasada, miktar ölçümünden paketlemeye kadar kendi bünyesinde ürettiği Herbalife gıda takviyelerini gönül rahatlığı ile tüketebiliriz.

 

 

 

Bu yazıya bir yorum yaz

Yukarı